Edebiyat

Benim İklimim Sende Çiçek Açar

Avuç içlerinde kaderini saklıyorsun, sımsıkı tuttuğun yumruklarından gül rengi kanlar sıçrıyor. Kanayan yaran mı yoksa inancını yitiren umutların mı? Uzak bir diyardan geldim, seni ve geçmişini tanımam.

Benim geldiğim, geçtiğim o yerlerde haziranın solgun ışıkları yıkar yüzlerimizi. Çehremizi kaplayan turuncu lekeler güneşin izleridir. Çatlak dudaklarımızda ezilen ahuzar, yorgun ayaklarımızın sızısından değil bitap düşen hayallerimizden öte gelir.

Bizler, memleketimin suskun çocukları sükunu yoldaş bildiğimizden erbabı lisanımız noksandır. Edebi bir kuşun çırpınışına atfetmiş, yanımızdaki yoldaşımıza bir tebessümü ikram etmişiz.

Kusur işlediysem affola, benim geldiğim topraklarda karın tokluğuna çalışılır. Bahar gelince tomurcuğa duran ağaç misali, karşı cinse anca yoksulluğumuzun rengini gösterebiliriz.

Sen saklarsın geçmişini, benim memleketimin çocukları yüzündeki kırışıklarda taşır aşınmış dertlerini. Koyu bir çayla ısınır içi, azıcık gülüversen kahkahalara boğulur. Ama bilir misin, bizim topraklar bereket kokar. Sakınmayız şefkatimizi, incelikten yoksun olsa da hoşgörü barındırır ellerimiz. İklimimizde çiçekler pembeleşir, güller kızıllaşır, günebakanlar yüzünü gökyüzüne döner.

Memleketimin havasından suyundan can kokusu alır yaşamı başında taşır.

Semra Şenol

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir