Edebiyat

‘Nasılsa Döneceğim’ dedi bekledim…

‘Nasılsa Döneceğim’ dedi bekledim, unutmaz beni sandım. Yaşadığı müddet bana geri dönecek, canımın yarısını eksik bırakmayacak dedim. Ama ellerim şimdi bomboş, kahvem hep soğuk.

Boğazımda düğümleniyor lokmalar, içimde günbegün büyüyen karanlığın ortasında çömeliyorum. Zihnim çıkmaz sokakların ortasında haykırıyor, ‘aldatıldın’ !

Çok sevip de yanan ben oldum. Ağır ağır ölmekle cezalandırıldım, bekle dedi bekledim. Tek kabahatim inanmaktı, aşkımızı sonsuzlukla mühürledik sanıyordum.

Bence yalan söyledin, dönmemek için gittin. Kaçışına bir kılıf uydurmayacak kadar korkaktın. Dönmeyeşine çok bahaneler uydurdum, iki eli kanda olsa çıkıp gelir derdim. Tıpkı benim gibi oda bensiz nefes alamaz, eksikliğimi tamamlayamaz derdim.

Ne kadar salağım değil mi? Mutluluk haberini aldığımda ölüm haberini alsam bu kadar üzülmezdim. Başına kötü bir şey geldi diye avuttuğum yüreğimi, yeni bir hayatın başlangıcında oluşunla nasıl kandırabilirdim.

Benim dünyam başıma yıkılırken, kusura bakma sana iyi dilekler sunamazdım. Dilime dolaşan bedduaları tutmadım bu yüzden, iyi değildim iyiymiş rolü yapamayacak kadar güçsüzdüm. Bana bir şey olmaz diye düşünmüş olmalısın!

Vur, kır, parçala ve iyi olmamı bekle. Sahtekarsın!

Sözlerinin arkasında durmayan senken, perişan olan niçin ben oldum? Adalet aramıyorum, adalet diye bir şey olsaydı gözyaşlarımda boğulurdun. Kalbini başka birine açamaz, başkasının elini tutamazdın.

Neredesin bilmiyorum, seni beklemiyorum.

Üzgünüm lakin iyi olmanı istemiyorum.

Her nereye gittin ve orada kaldıysan, bir gün olsun mutlu olma.

Yürüdüğün yollarda yağmur ıslatsın, kalbin ayaklar altında ezilsin…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir